Şerefza (Şarapsa) Hanı-Antalya



Antalya-Alanya devlet karayolunun hemen Kuzeyinde Alanya ilçesinin 15. kilometre Batısında Serapsu deresi kıyısında yolun hemen üst tarafında küçük bir tepe üzerinde bulunmaktadır. İnşaat tarzı ile diğer hanlardan ayrılmıştır. Erken dönem han örneklerinden olan bir Selçuklu eseridir.
Kitabesine göre Sultan Alaaddin Keykubat'ın oğlu II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in ikinci saltanat zamanında (1236 – 1246) yapılmıştır.
Boyuna uzanan 10 bölümden meydana gelmiş olan Şarapsa Han alışılagelmiş olan han plânlarından ayrı bir özellik gösterir. Dıştan uzun cephelerde 11’er, dar cephelerde 3’er payanda ile takviye edilmiş olan hanın beden duvarları giriş cephesinde kesme taştan yapılmış olmasına mukabil diğer cephelerde yontma taştandır. Tonoz kenarları üzerinde kale burçlarında olduğu gibi dendanlarla nihayetlenen duvarların köşeleri kare payandalı, dar kenarlar ortasında ise üçgen payandalı olup diğer iki kenardakilerin hepsi dikdörtgen payandalarla takviye edilmiştir. Doğu uçtaki birinci bölüm hanın diğer bölümlerinden ayrılmış, han zemininden daha yüksek olarak yapılmıştır. İki payanda arasında 3 basamak merdivenle çıkılan giriş kapısı, tamamen kesme taştan 3 dilimli bir kemerin teşkil ettiği niş içine alınmış olup yay kemerlidir. Kapı kemeri üzerindeki geçmeli bir silmeyi takiben niş kemerinin üst dilimi içinde küçük bir kitabe yerleştirilmiştir. Mescit veya bey odası olarak ayrılmış olan bu bölümün üst örtüsü hanın diğer bölümlerinde olduğu gibi beşik tonozdur. Doğu duvarındaki üçgen payandaların iki yanında iki mazgal penceresinden ışık alan mekanın Güney duvarında bir de küçük mihrabı bulunmaktadır.
Han olarak ayrılmış olan esas büyük kısmın Kuzeyindeki girişinin iki yananda beşer payanda bulunmakta ve tam ortada hanın büyük kapısı yer almaktadır. Beden duvarlarından iki yanındaki takviye payandaları hizasınca ileri doğru çıkıntı yapan kenarları pahlı profiller ve hafif sivri kemer büyük protal nişini meydana getirmektedir.
Basık yay kemerli giriş kapısı üzerinde önce iki köşede yapılmış radyal kemerle daraltılmış daha sonra merkezden kenara doğru genişleyen meyilli ve radyal şeklindeki niş kemeri içine konik bir şekil verilmiştir. Bu kısımda köşelerdeki iki küçük radyal vari nişin arasında dört satır halinde yazılmış bir kitabesi konulmuştur.
Giriş kısmından itibaren solda ve sağda içten 4 sivri kemerle takviye yapılmış olan üst örtüyü boydan boya uzanan küçük bir tonoz teşkil etmektedir. Her bölümün gerek Kuzey gerek Güney duvarlarında bulunan, tonoz altında açılmış birer mazgal pencere ile hanın içi aydınlatılmaktadır.
Kale burçlarında bulunan türden dışardan girilmesi mümkün olmayacak şekilde mazgallar bulunan hanın gerektiğinde kale gibi kullanılmak üzere yapıldığını göstermektedir. İçi boydan boya bir dehliz şeklinde bulunan hanın doğu yönünde bir de mescit bulunmaktadır. Gece konaklayanlar için hayvanlar ile insanlar arasında küçük bir yükselti vardır.

Günümüzde Vakıflar Genel Müdürlüğünce kiraya verilmiş olup restaurant ve eğlence yeri olarak kullanılmaktadır.

KİTABESİ
Hanın Kapısı üzerindeki kitabenin Türkçe’si:
1-2-3 En büyük sultan, Sultanların Sultanı, âlemde Allah’ın gölgesi
4 Gıyas Üd-dünya ved-din Abü al-fath Keyhüsrev Bin Keykubat
5 Beşince satırı yoktur.


Mescit Kapısındaki kitabenin Türkçe’si:
1 Muhakkaktır ki
2 Allah’ın mescitlerini yaptıranlar
3 Allah’a Ahiret gününe inananlar (Kuran’ın IX. Suresi ve 18. Ayeti)

Hiç yorum yok: